Uslanmaz Gönül

21 Haziran 2018

  Sevgiye susamış köhne gönlümü, Çöle saldım susuzluğu tat diye, Tutup attım saraylardan ömrümü; Çul bulama kara yerde yat diye. Uslanmaz gönlüme çileler verdim, Sırat köprüsünü sabırla gördüm, Gönlüme sevdanın közünü verdim; Kavrayıp kökünden söküp at diye. Ne uslanmak bilir ne de durulur, Ne bir isyan eder ne de darılır, Her ölümde sevdan ile dirilir; Yârin her bakışı bir umut diye.    Günay Aktürk

Read More >>

İçim hakikat, dışım kara kitaplı bir organizma!

18 Haziran 2018

     Ahh sonlunun içindeki sonsuzluk… Varlığın birliği. Küçücük bir cam parçası kırılmış ve saçılmış etrafa. Saçıldıkça çoğalmış, çoğaldıkça türlü donlara girmiş. Ben! Yani ben işte. Bedenim dört duvar, tepesinde delikli bir dam. İçimde volta atıyor hapisliğinden habersiz ve umursamaz bir sonsuzluk… İçim hakikat, dışım kara kitaplı bir organizma!      Yitik bir gerçeğim ben. Susuz bir vaha. Yolcusu katledilmiş yataklı bir tren… Hem kafesim hem bir güvercin. Yemlendim asırlarca…

Read More >>

Hiçlikten Doğan Suret!

7 Haziran 2018

     Acı dediğin ne ola ki! Olmayan bir nesnenin koca bir hiçlikte tesadüfi bir suret kazanması! Hiçbir yokluk bu kadar gerçekçi görünmemişti gözüme. Bir rüya sanki bu sanrı, yeterince tere batsam uyanacakmışım gibi geliyor.    Aslında yoksun. Hatta yağmur da yağmıyor şu an. Bunların hiçbiri gerçek değil. Ama hissettiğin kadar varsın işte. Bütüne dahil olduğun da söylenemez. Seni bir akılla donatıp sürgün ettiler dünya cehennemine. Bunu sana hiçlik yaptı….

Read More >>

La-Mekanda Bir Fısıltı

5 Haziran 2018

     Rahmetli dedemin güzel bir sözü vardı. Derdi ki, “yüce dağ başında kaldın mı sopam!” Zannederdim ki seksen küsür yaşını beklemem lazım bu sözü dilime dolamam için. Herhangi bir küsürde de pekâla söylenebilirmiş. En azından bizdeki eksiklik kendini kandırmak eylemi, o bizde yok!    Ne demiş ulu bir ilim insanı, “İnanmak istemiyorum. Bilmek istiyorum.” Emin olduğun şey artık inancının bir parçası, sür bakalım yolunu kayalıklara. Zayıf insanlar ne yapar…

Read More >>

Altı Çizili Hayvanlık

4 Haziran 2018

     Bir zamanlar uzak bir kentte iki mutlu sevgili yaşarmış. Kadın bir gün sevgilisine ismi lazım değil bir kitap hediye etmiş. Hediye değil de daha çok okuması için vermiş bu kitabı. Adam kitabı alıp okumaya başlamış. Tabii emanet olduğu için de altını çizmesi yasakmış. Lakin bu yasak kendiliğinden gelen bir içgüdü ile belirlenmiş. Kadın adamı bu konuda uyarmaya bile ihtiyaç duymamış. Çünkü o da en az kadın kadar duyarlıymış…

Read More >>

İç Savaş

25 Mayıs 2018

          İç savaş tüm ülkeyi kasıp kavuruyordu. İnsanlar; sağcı, solcu, Alevi, Sünni diye ayrıştırılmış, her mahallede bir barikat, her barikatta yüzlerce genç kurşun sıkmaktaydı birbirlerine. Kimi şehirlerde soykırıma varan katliamlar yapılıyor, yaşlarına ve de cinsiyetlerine bakılmaksızın bin bir yollu işkencelerle öldürülüyordu insanlar. Ölümün belli bir adresi yoktu. Bazen güpegündüz sokak ortasından, bazen de işkence hanelerinden yükseliyordu çığlıklar. Sanki gizli bir el durdurulması imkânsız bir hızla öfke ve…

Read More >>

Aşk İle Aklın Çatışması

12 Mayıs 2018

     Akıl der ki, “Bana bırak bu işi, kenara çekil sen. Geçmişte çektiğin acılardan haberdarım. Bunu sana duygular yaptı. Yürek köşkünde oturuyor o namussuz. Beni o kapıdan az kovmamıştın! Ama yine de affettim seni! Çekil, henüz yeterince güçlü değil. Bırak başlamadan bitireyim işini. Akıl tarafından idare edilmeyen bir beden daha çok acılar çeker. Çekil diyorum sana. Duyguların peşine takılıp bir yabancıyla sevişeceğine gel ve benimle seviş. Ben tek gerçeğim….

Read More >>

Aşk İle!

6 Mayıs 2018

     İşte bu farkındalıktır. Yaşamı yaşanır kılar. Aslında pek de sonsuzluğa uzanmayan tutarsız ve sönük tutkuların gerçek gibi algılanması epeyce şaşırtıcı.    İnsan bir karınca. Onun vücut bulmuş hali ise koca koca kelamlarıdır ki arşa kadar uzanır gölgesi. Tanrısız bir dünyada başıboş köpekler gibi dolaşan ve günün birinde tümden yok olacak olan şu “insan” ı aşktan gayrı ne oyalayabilir?    Aslında bizim tanrımız düşünce. Duygular da onun melekleri. Karşılıklı…

Read More >>

Sığmazam

6 Mayıs 2018

  Ahh işte gerçeğin dizeleri…   Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam. Yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekâna sığmazam.   ***   Hem sedefim hem inciyim, sırat’tan da geçiciyim. Bunca atlas kumaş ile ben bu dükkâna sığmazam.   *** Gizli hazine benim işte, göz önünde olan da ben. Maddenin cevheri benim, dağa, ummana sığmazam.   *** Can ile cihan benim, dünya ile zaman menem. Ama ne dünyaya, ne…

Read More >>

Bir tuhaf Bekleyiş

4 Mayıs 2018

     Üç saattir öykümdeki karakterimin zihnindeki karanlığı dağıtıp uyutmaya çalışıyorum. Sonunda uyudu. Şimdi uyuması gereken benim. Beni kim uyutacak?    Bambaşka duygular var içimde. Hiçbir amaca hizmet etmeyen… Kasırgası dinmiş bir okyanusta, okyanus malı bir sandal gibiyim. Sırtüstü uzandığım sandalımda yıldızlı bir gece başladı şimdi. Suyun üzerinde yüzüyor ay. Bu gece farklı bir gece. Mecazsız anlamıyla insan olduğumu fark ettim. Benim gibi başka insanlar da varmış bu yerkürede. Şu…

Read More >>

Aşık Maşuki Olayı

30 Nisan 2018

    “Bizim ölümümüz bir kuş kafesinin kırılmasına benzer. Kafes kırılır, kuş hürriyetine kavuşur. Bu ölüm bizim kurtuluşumuzdur. Adına dünya denilen zindanın yıkılmasıdır. Biz aşk kabesinin yolcularıyız. Zulme uğradık. Zulmedenler unutulacak, bizler baki kalacağız.”      Muhteşem Süleyman dizisini izlemişseniz bu sahneyi hatırlamışsınızdır. Ben izlemedim lakin şimdi fark ettim. Dizide “Aşık Maşuki” olarak anılan bu adamı tarih “oğlan şeyh Maşuki” diye anar. Henüz 19 yaşındadır. Genç yaşına rağmen tasavvufta bayağı…

Read More >>

Acı, masuma da Yalan Söyletir

26 Nisan 2018

  “Acı, masuma da yalan söyletir.”  Publius Syrus     Scipio, Roma halkı önünde ağır bir suçlamaya uğradığı bir gün, kendisini savunacak ya da yargıçlarına yaranacak yerde şöyle demiş onlara: pek yaraşır size, sayesinde dünyayı yargılama yetkisini elde ettiğiniz bir insanın başını yargılamak.    İşkenceler tehlikeli bir suç arama yoludur. Doğruluktan çok sabır denemesi olabilir. Acı çekmek niçin daha çok olanı söyletsin de olmayanı söylemeye zorlamasın? Tersini düşünürsek, kendine yüklenen suçu…

Read More >>