Deliler Gemisi / Hüsnü Arkan

22 Mayıs 2019

    – Nereye gidiyorsun? – Ruhsuz işler yapmaya gidiyorum. – Ruhsuz işler derken? – Büyük işler yani. Büyük binalar, büyük alışveriş merkezleri, büyük saraylar, büyük ilerlemeler, büyük adımlar. İmparatorluk işleri… – Neyle gidiyorsun? – Gemiyle gidiyorum… Sebastian Brant’ın Narrenschiff’iyle. Hani şu Rönesans çağının delilerle, meczuplarla dolu hayalî gemisi var ya, onunla. Bütün ülkeyi gemiye doldurdum. İçerde ne ararsan var. Açgözlülük, kibir, yalan, ayak oyunları, hırs… Ama en önemlisi delilik…

Read More >>

Bilim insanlarına göre küfür etmek

19 Mayıs 2019

Müstehcen veya ayıp sözler içeren konuşmalar -veya daha yaygın kullanılan bir ifade ile küfürlü konuşma- genellikle konuşmacının kelime dağarcığının kıtlığına, kendilerini daha az saldırgan bir üslupla ifade edemeyişlerine ve hatta zekâlarının buna yetmediğine yorulur.   Araştırmalara göre küfür etmek, sanıldığının aksine, dilin daha akılcı kullanıldığının bir işareti olabilir.   Küfür etmek bir taraftan alışkanlığa dönüşürken, bizler farklı durumlarda ve farklı amaçlarla küfür etmeyi tercih ederiz. Örneğin; dilsel bir efekt olarak,…

Read More >>

Faydasız Bilginin Faydası

16 Mayıs 2019

   Bay George Eastman’la birkaç yıl önce “fayda” konusu üzerine yaptığımız sohbeti hatırlıyorum. Müzik ve sanatta beğeni sahibi, akıllı, bilgili ve öngörülü bir kişi olan Bay Eastman, bana niyetinin, büyük servetini faydalı konularda eğitimin teşvikine adamak olduğunu söylemişti. Ona, dünyada en faydalı bilim çalışanının kim olduğunu sordum. Hemen, “Marconi” yanıtını verdi. Bunun üstüne, “Radyodan aldığımız hazzın büyüklüğü ne olursa olsun, telsiz ve radyo insan hayatına ne katmış olursa olsun, Marconu’nin…

Read More >>

Cehaletin En Büyük Düşmanı Kadındır

15 Mayıs 2019

   0-3 yaş dönemi anne ve çocuk ilişkisinde en kritik ve önemli dönemdir. Çocuğun bu dönemde dil becerisi tam olarak gelişmediğinden annesiyle kurduğu etkileşim çoğunlukla sözel olmaktan ziyade bakışlar ve duygulara yöneliktir. Yaşadığı dünyanın güvenli bir yer, kendisinin değerli ve sevilen bir varlık olup olmadığı bilgisini annesinin gözüne bakarak deneyimler. Dolayısıyla kendi benliğine ve yaşadığı dünyaya dair birçok bilinmezi annesini referans alarak öğrenir ve anlamlandırır.    Bu ilk yaşantılar çocuğun…

Read More >>

Türkiye’de Kadının Toplumsal Konumu

   İkinci Meşrutiyet dönemin en etkili kadın hakları savunucuları Ziya Gökalp ve Celal Nuri idi. Celal Nuri, 1915 yılında yazdığı Kadınlarımız adlı kitabında, kadınların içinde bulunduğu durumu Osmanlı Devleti’nin zayıflamasının temel nedeni olarak tanımlamakta ve yarısı tutsaklık altında yaşayan bir ulusa özgür denemeyeceğine dikkat çekmektedir. Ziya Gökalp ise, İslâm dininin kadınlarla ilgili olumsuz yaklaşımını, müfessirlerin yorum hatası olarak görmekte ve “kadın yükselmezse alçalır vatan” dizeleriyle konunun önemine dikkat çekmektedir.  Döneme…

14 Mayıs 2019
Read More >>

Fırtına Kopanda

13 Mayıs 2019

Çıraktım, Ustanın şarap parası için Çırpı bedenimi ateşe attım. İşsiz kaldı babam Hıncını dayakla çıkardı anamdan. Bizden biri öldü ilaçsızlıktan, Bir zengin piçi araba sürdü üstüme, Giremedim ışıklı mağazalardan içeri Bir kere bile. Dayak yedim polisinizden, Anama sövdü yalaka ustabaşı. Taze bir gül gibiydi Ayşe, para yüzünden vardı itin birine. Parasızlıktan, Çocuklarının yüzüne bakamadığından İncecik yaşlar indi de çenesine Mehmet astı kendini bir gece. Kara geceler gibi ağırlaşıyor da milyonların…

Read More >>

Annelik yapmak mı, anne olmak mı?

annelik
12 Mayıs 2019

   Bir annenin, çoğunlukla çatıştığı ve neden çatıştığını anlayamadığı kızına yazdığı, kendisiyle ve anneliği ile hesaplaştığı, samimi duygularını anlatan bir mektup:    “Sevgili Kızım! Anne olacağımı öğrendiğimde buna hiç hazır değildim. Kendimi henüz çocuk gibi hissediyorken anne olma fikri tuhaf gelmişti. Ne hayalini kurmuştum ne de nasıl bir şey olduğu ile ilgili düşünmüştüm. Bana yabancı olan bu fikre alışmam için sekiz ayım vardı. Bu süreç içinde elbet kendimi hazırlayacaktım. Zira…

Read More >>

Kime Kalacak Şu Cehennem?

11 Mayıs 2019

   Kimse cehennemi yakıştıramıyor kendine. En kötü ihtimalle birazcık köz, bir parça katran! Kahkahalarından belli ki hepsi de cennet yolcusu. Cehennem ötekiler için. Ötekiler de buna inanıyor ama farklı bir yolla: bütün dinlerin ortak özelliği, kendi inançlarına dâhil olmayanların mutlaka cezalandırılacağı! Cehennemlikse beddua edebilir misin? Başına bir musibet gelir mi? Adam zaten kaybetmiş. Vur abalıya! İyi ama içindeki öfkeyle cennet kabul edecek mi seni?    Korku bizi yatıştırıyor olmalı. Önünde…

Read More >>

Bulunamayana Dair

17 Nisan 2019

   Yaşam enerjisinin “bilgi” denilen sünger tarafından emildiği yıllarda daha az gülmeye başladığımı fark etmiştim. Toplumun kalitesi düşüktü. Onun zevk aldığı şeylerden zevk almıyor, yavan sohbetlerinde kendimi daha bir yalnız hissediyordum.    Sorgu mekanizmamın ilk kez yaratılışla çalışmaya başlaması, arkasında derin ve karanlık bir uçurum getirecekti bana. Dört kitabı okumuş, yetmemiş, çok tanrılı dinlere sokmuştum burnumu. Yargıç kafalı beyinlerde olduğu gibi var oluşun sıkıntılı çıkmazlarıyla karşılaştım. Önce yıkımı, sonra sancılı…

Read More >>

İnsan Toplumunun Kuralları

10 Nisan 2019

   Çünkü onlarda her kafadan bir ses çıkmıyor da ondan. Mesela işçi arı, “vay anaam vay! Dün ölü bir böcek bacağı bulana kadar yol ayrımına kadar yürüdüm, bacaklarım kırılıyor, biraz daha geberip yatsam iyi olacak!” demiyor. Ya da bir işçi arı, kraliçe olacak yosma arıya diş bileyerek grev hakkını da kullanmıyor. Hâlbuki kendisi de dişi, taht üzerinde hak iddia edebilirdi. Ama sevdiğim bir huyları vardır ki akşama kadar kıç büyüten…

Read More >>

Işıktan Uzaklaşan İnsanlık!

9 Nisan 2019

   Dünya merkezli evren anlayışı yıkıldı ama yerine ben merkezli bir evren anlayışı geldi. Dış dünyaya körelen gözlerimizin önüne şatafat ipliğinden örülü bir perde çekilmiş durumda.    Medeniyetimizi o kadar geliştirdik ki akşam yemeğinde etimizden lezzetli bir parça kopartmak için karanlığın ardında gizlenen bir çift göz yok artık. O keskin pençeler uzun zamandan beri ne surlarımızı aşabiliyor ne de şehirlerimize girebiliyorlar.   Can güvenliğimizi hiçbir suretle tehdit etmeyen bu hayvanların…

Read More >>