1.424 Defa Görüntülendi

Altı Çizili Hayvanlık

 

   Bir zamanlar uzak bir kentte iki mutlu sevgili yaşarmış. Kadın bir gün sevgilisine ismi lazım değil bir kitap hediye etmiş. Hediye değil de daha çok okuması için vermiş bu kitabı. Adam kitabı alıp okumaya başlamış. Tabii emanet olduğu için de altını çizmesi yasakmış. Lakin bu yasak kendiliğinden gelen bir içgüdü ile belirlenmiş. Kadın adamı bu konuda uyarmaya bile ihtiyaç duymamış. Çünkü o da en az kadın kadar duyarlıymış emanet kitabı kirletmeme konusunda. Velhasıl yine de kendine engel olamamış adam. Beynindeki, “beğenilen yerlerin altını” çizmekten sorumlu kısım adama bu hatayı yaptırmış ve zaten hâlihazırda baştan sona farklı renklerle altı çizilen bu sanrılı karalamalara bir yenisini de o eklemiş.

   Adam kadını arayıp sevgilim, demiş 😀 kitapta birçok yerin altı çizili ve üç çeşit kalem keşfettim. Hepsini sen mi çizdin?” Kadın kararlı bir tonda, “hayır” demiş, “o kitabı başkalarına da vermiştim. Onlar çizmiş olmalı.” Kısa bir aralık sustuktan sonra öfkeli bir sesle: “Düşündükçe ne kadar da öfkeleniyorum, demiş. Be hey hayvan herif, birisi senin kitaplarının içini böyle çizse hoşuna gider miydi?” Adam basmış kahkahayı ve demiş ki “Hayır, sanırım hoşuma gitmezdi.” Dolaylı yoldan da olsa hakarete uğraması hoşuna gitmiş adamın. Normalde hiç de hoşlandığı bir şey değilmiş ama ince bir mizah sezmiş burada. Uzatmayalım. Kadın durumu anlayınca mahcup bir tonda özür dilemiş lakin adamın kahkahasına yenik düşüp başlamışlar karşılıklı kahkaha atmaya!

   Sonra adam şu sözleri ardı ardına sıralamış: “Bir an için senin çizmiş olduğunu düşündüm ve bu aklıma yeni bir fikir getirdi. Normalde bizler satırların altını çizerken pek aklımıza gelmez ama bu altı çizili yerler esasen kişiliğimizi gösterir. Nasıl bir insan olmak istediğimizi mesela. Dostlarımıza, sevgilimize, düzene, bir diktatöre ya da herhangi bir fikre bakış açımızı ortaya çıkartır. Altı çizili yerler kirli çamaşırlarımızdır da aynı zamanda. Her zaman o altı çizili yerlerdeki tanımlar gibi birebir yaşadığımız söylenemez tabii ki. Onu görmek için onunla yaşamamız ve tanık olmamız gerekmektedir. Sevgilim! Neleri önemsediğini görmek ya da ruhunun derinliklerindeki çıtırtılara kulak kabartmak için tüm kitaplarını elden geçirmek isterdim.” Yaa, böyle olmuş işte akıllım. İyi bir yöntem! Her ne kadar sevgili literatüründe hayvansal bir karşılığı olsa da göz ardı etmemek gerek 😀

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir