İç Savaş

25 Mayıs 2018

          İç savaş tüm ülkeyi kasıp kavuruyordu. İnsanlar; sağcı, solcu, Alevi, Sünni diye ayrıştırılmış, her mahallede bir barikat, her barikatta yüzlerce genç kurşun sıkmaktaydı birbirlerine. Kimi şehirlerde soykırıma varan katliamlar yapılıyor, yaşlarına ve de cinsiyetlerine bakılmaksızın bin bir yollu işkencelerle öldürülüyordu insanlar. Ölümün belli bir adresi yoktu. Bazen güpegündüz sokak ortasından, bazen de işkence hanelerinden yükseliyordu çığlıklar. Sanki gizli bir el durdurulması imkânsız bir hızla öfke ve…

Read More >>

Aşk İle Aklın Çatışması

12 Mayıs 2018

     Akıl der ki, “Bana bırak bu işi, kenara çekil sen. Geçmişte çektiğin acılardan haberdarım. Bunu sana duygular yaptı. Yürek köşkünde oturuyor o namussuz. Beni o kapıdan az kovmamıştın! Ama yine de affettim seni! Çekil, henüz yeterince güçlü değil. Bırak başlamadan bitireyim işini. Akıl tarafından idare edilmeyen bir beden daha çok acılar çeker. Çekil diyorum sana. Duyguların peşine takılıp bir yabancıyla sevişeceğine gel ve benimle seviş. Ben tek gerçeğim….

Read More >>

Aşk İle!

6 Mayıs 2018

     İşte bu farkındalıktır. Yaşamı yaşanır kılar. Aslında pek de sonsuzluğa uzanmayan tutarsız ve sönük tutkuların gerçek gibi algılanması epeyce şaşırtıcı.    İnsan bir karınca. Onun vücut bulmuş hali ise koca koca kelamlarıdır ki arşa kadar uzanır gölgesi. Tanrısız bir dünyada başıboş köpekler gibi dolaşan ve günün birinde tümden yok olacak olan şu “insan” ı aşktan gayrı ne oyalayabilir?    Aslında bizim tanrımız düşünce. Duygular da onun melekleri. Karşılıklı…

Read More >>

Sığmazam

6 Mayıs 2018

  Ahh işte gerçeğin dizeleri…   Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam. Yersiz, yurtsuz cevher benim, hiçbir mekâna sığmazam.   ***   Hem sedefim hem inciyim, sırat’tan da geçiciyim. Bunca atlas kumaş ile ben bu dükkâna sığmazam.   *** Gizli hazine benim işte, göz önünde olan da ben. Maddenin cevheri benim, dağa, ummana sığmazam.   *** Can ile cihan benim, dünya ile zaman menem. Ama ne dünyaya, ne…

Read More >>

Bir tuhaf Bekleyiş

4 Mayıs 2018

     Üç saattir öykümdeki karakterimin zihnindeki karanlığı dağıtıp uyutmaya çalışıyorum. Sonunda uyudu. Şimdi uyuması gereken benim. Beni kim uyutacak?    Bambaşka duygular var içimde. Hiçbir amaca hizmet etmeyen… Kasırgası dinmiş bir okyanusta, okyanus malı bir sandal gibiyim. Sırtüstü uzandığım sandalımda yıldızlı bir gece başladı şimdi. Suyun üzerinde yüzüyor ay. Bu gece farklı bir gece. Mecazsız anlamıyla insan olduğumu fark ettim. Benim gibi başka insanlar da varmış bu yerkürede. Şu…

Read More >>