Bulanık Bir Zihinde Küçük Bir Kabarcık!

18 Ocak 2018

     Hiçbir karşılık beklemeden bir iyilik yaparsınız ve Nietzsche gibi biri çıkıp der ki: “her insanın yaptığı iyilik kendisine yöneliktir.” Doğru der. Kirletilmiş bir eylemin üstündeki pisliği temizleyince öze ulaşırsınız. Yani gerçeğe. Zaman zaman üstün insan yaratmaya çalışan fikir adamları çıkar. Yürüyen ölülere bir kalp atışı vermektir amaçları. Yalandan ve bilinmezlikten arındırılmış bir dünya düşünsenize. Bunun zevkli olacağına dair kuşkularım var.    Yaşayan bütün insanların her şeyi bilen bilgeler…

Read More >>

Yeni bir şiir denemesi

12 Ocak 2018

    Kapılardan geçtim. Sur diplerinde ağladım. Acıyan da oldu acıtan da. Öğüt veren ve öğütlenenler de. Yaşamın uzun koridorunda yabancı sesler işittim. Beni çağırıyorlardı. Beni çağırırlarken bana seslenmiyorlardı ama. Ne kadar samimi ve içten de olsa; sevgi sözcüklerini ve ihaneti ve ihtirası haykıran dudakların, sarhoş ve de sırf o an değerli olan bir sarhoşlukla söylendiğini asla anlayamadım. Ömürlük bir inancı olamadım hiçbir kadının. Ve zaten hiçbir kadında da göremedim…

Read More >>

Çürüdük…

8 Ocak 2018

  Çürüdük işte, çürüdük, koktuk. Bilmem kaç devlet kurduk da yıktık: her zaman böyle miydik? Biz kurduk o devletleri, ideolojimiz kurdu. Sonra zehirli bir sarmaşık gibi sardılar onu diğerleri. Açın bakın kitabı ne yazıyor. Din ve milliyetçilikten önce var olan Türkmenliğe bakın. Bugünkü Türklüğü ırkçılık, İslamı da Arap Sünniliği zehirlemiş. Beş yüz yıl önceki ılımlı sünni islamdan eser kalmış mı? Peki, ne alakası var onunla bunun? “Uyuyan bir nesil yaratacağım”…

Read More >>

Soy Hattı İçtiması

8 Ocak 2018

    Yuzbinlerce yıllık geçmişimi düşünüyorum. Dedemin dedesinden başlayarak geriye doğru uzanan bir hayli uzak geçmişimi… Geçmişin herhangi bir dönemini, mesela Yüz bin yıl onceyi alıyorum ele. Yüz bin yıl önce yaşayan dedeme helal olsun be. Ne bir kabile savaşı oldurebilmis onu, ne salgın hastalıklara yakalanmış, ne de kısır bir kadına denk gelmiş. Kendi de kısır kalmamış. Yani beni yirminci yüzyılın 84 Temmuzunda dogurtabilmek için inadına tutunmuş hayata. Sağolsun var…

Read More >>

Bin Bir Boyutlu Zulüm

6 Ocak 2018

      I Üzülme be kadınım Bakarsın terk ederiz bu yer küreyi, başka bir gezegene kaçarız bir gün! Belki de canlılar, topraktan daha kıymetlidir oralarda. ve toprak herkesin ortak mülküdür.   II İşitebiliyor musun kahkahaları? Akşamın bu huzurlu saatlerinde tarlalarından dönmekte köylüler. Anla işte canım, oralarda yani… İyi bak, koca bir ateş yakmışlar meydanlık alana. Ateşin başında iki sevgili dans ediyorlar özgürce. Biz kadar sevdalı ve umutlu görünüyorlar biz…

Read More >>

Romanlar Artık Sarsmıyor

4 Ocak 2018

    Tam olarak şöyle söylüyor eleştirmen Ömer Türkeş: “Romanlar artık sarsmıyor, vicdanları huzursuz etmiyor, isyana çağırmıyor. Bir yazar ancak farkına vardığı gerçekliği ifşa eder. Okuyucu farkına vardığı kadarını benimser.”   İğrendiğim bir mesele benim de. Gerçek dünyada hiçbir yansıması olmayan, daima yüzeysel ve zihni zorlamaktan uzak kitaplar yazılıyor. Romantik, fantastik, bilimden uzak dini hayalperest bir kurgu anlayışı. Ask mesela. Yerde süründüğü haliyle alıp kullanırken, tek cümlesinde bile felsefenin ışığı…

Read More >>

Sizin de ininiz var mı?

2 Ocak 2018

    “İnsanın kendi ininden başka gidecek yeri olmaması ne kötü! Görünürde kendi evin gibisi yok. Var mı? Doğru zamanda doğru soruyu sormak kimin haddine? Ne demek, her zaman kendi evin gibi bir yer mutlaka vardır. Neresi olduğu kesin değildir ama! Madem bu kadar huzursuzsun, öyleyse nereden kovulduğuna bak. Sataşmalara aldırmadan git ve otur oraya. Ait olduğun yer her zaman kovulduğun yerdir. Ama oraya ait olabilmen için oranın da sana…

Read More >>

Öğrencilerinizin İnsan Olması İçin Çaba Harcayın

1 Ocak 2018

    Almanya’da bir lise müdürünün her eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere gönderdiği mektup, çok bilinen bir hikayedir… “Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan birisiyim. Gözlerim, hiç bir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettikleri gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğneler ile ölen bebekler, üniversite ve lise mezunlarının vurup yıktığı insanlar… Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden istediğim şudur; öğrencilerinizin…

Read More >>