1.228 Defa Görüntülendi

14 Şubat Falan Filanlar Günü

 

 

Biliyorum, sevgi kurtaracak dünyayı. Nefret bizi soykırıma sürüklüyor. Ama bu günün özel bir anlamı var. Var mı? Önümüzdeki yirmi dört saat içinde tüm dünyada yaklaşık bir milyar insan sevgilisine hediye alacak. Otogarları severim. Tren garlarını. Hava limanlarını da severim ya, uzaktır, gidemem. Ama fırsatım oldukça bir gara gider ve birkaç saat boyunca gelenlere gidenlere bakarım. Oradaki mutluluk gerçektir. Gözyaşı, yalnız acının doruğa çıktığında sahicidir. Sevinç çığlıkları da vardır orada. Unutmaya yüz tuttuğumuz sevgiye doyurur beni garlar. Bütün öfke, ihanet ve kavgalar unutulur. Sevgidir doruklarda üşüyen…

On dört şubatları sevmem. “Ölüm bizi ayırana kadar” sözü ne kadar sahici ve ebedi ise, bu günde söylenen büyük kelamlar da o derece sahicidir. Pek az insan hayatına giren insanla mutlu olabiliyor. Demek ki huzur değil aradığı. Karakterinin çatışmalı ıvır zıvırını sokması yok mu ilişkisine, ne yapsa odaklanamıyor sevgiye. Dünya kire pasa bulanmış. Yaşlı bir adamın ölüm döşeğindeki pişmanlıklarını kavrayamaz genç ve ihtiraslı bedenler. Haklılar bir yandan da. Dünya üreme ve zevk dürtüsü üzerine kurulu. Bir daha giyemeyecek bilincin hırkasını. Para, kariyer, şöhret, kibir, güç, doyumsuzluk… Tüm bunlar yaşamın kiri ve pası. Tüm dünyanın alkışladığı Nobel ödüllü bir yazar da olsanız, geceleri yatağınıza uzandığınızda göğüs kafesinizde hiçbir şey hissetmiyorsanız, alın ve başınıza çalın ödülünüzü…

Bugün başka paylaşım yapmayacak ve dahi girmeyeceğim internete. Yalnız saf ve sonsuzluk vaad edenin peşindeyim ben. Ve gün boyu öyle bir yazı okuyamayacağım… Bu kara günde yine yalan söyleyip tutamayacağı sözler verecek insan…

Günay Aktürk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir