Baykuşun Gözleri

       Sevgili efendi hazretlerimin doğum günü hediyesi. Başbaşa neler konuşuyoruz neler. Ne devletler yıkıp ne anarşik yazılar yazıyoruz. Salıyorum onu Atlas okyanusunun beri tarafından havaya, Hızır aleyhisselam’ın batırdığı gemileri bile görebiliyorum.      Baykuşun gözleri benim gözlerim. Acısı benim acım. Varlığı tarafından ehlileşen kara kanatlı bir yırtıcıyım ben. Kanat çırpışında yıkadım kanlı gagamı. Şimdi her şey için iki kez düşünüyorum.      Pençelerini omuzlarıma saplıyor bazen. Kendi yükümü…

Read More >>

Neden Ve Nasıl

  Hangi kayıp diyarda yankılanır ilk, yoksul anamın doğum sancıları? Var mıyım yok muyum sorusu muamma hâlâ. Görünmez deli kasırgaların etimde duyarken çığlığını, hangi yönden eser rüzgâr ve neresi kuzey dört yönün, bilinmez…   Bedenim büyürken gençlik atında dört nala, aynı sersemlikle büyümekte anlamlar. Anlamam ve anlatamam bir türlü; nasıl becermekte şu yıldızlar böylesine parlak ve bunca uzak olmayı? Uykularım duman, uykularım bulanık, zehir zemberek uykularım. Sonra ve çok daha…

Read More >>

Koyunu Kurda Kaptırdık Atam

Düz bir çizgide yürüyemeyecek kadar geçmişlerdi kendilerinden. Yeterince kalabalık değildik atam. Sahiden, yüzde kaçını ikna edebilmiştin? Cumhuriyet yeterli sayıda taraftar bulamadı kendine.   Peşinden gidenlerin bir bölümü de ırkçı bir Türkçülük sevdasına kapıldı. Her seferinde dindar görünen partilerin peşinden gittiler. Seni seviyorlardı ama her nedense bizi diri diri yakanlara el vermekten kendilerini alamadılar.   Bir ara umudun ateşi yakılmadı değil. Onun da önünü seksen darbesiyle kestiler. Onların arkasında emperyalizm vardı…

Read More >>

Nasıl Gülüp Eğleneyim

  Yollar uzak umut bitmiş Çaresizlik cana yetmiş Yar gurbete gelin gitmiş Nasıl gülüp eğleneyim Derde derman yok ki bulam Çaresizim halim yaman Yar gözümde buram buram Nasıl gülüp eğleneyim Gözüm yaşlı ahtım ile Karalıyım bahtım ile Yıkık viran tahtım ile Nasıl gülüp eğleneyim Deli gönül aşka kanar El aşkından beni kınar Bulamadım doğru karar Nasıl gülüp eğleneyim   Günay Aktürk

Read More >>

Padişahım Çok Yaşa!

     Bugün yepyeni ve eskisinden daha da rezil bir devrin başlangıcı! Bugün itibariyle tek adam rejimi yasal statüsüne kavuşacak. Pazardaki meyve sebze fiyatlarından tutun da kaç kez imalı imalı öksüreceğinize kadar her şey bu başkan tarafından belirlenecek. Bu güne kadar tersi mi oluyordu diyeceksiniz. Onun da sırası var.    Bu denli ciddi bir meselede kara mizah yok değil. İlkin bu yüzüne bakalım. Bugün meclis kürsüsünde yemin edecek ve bunu…

Read More >>

Cehennem İni

  Elestü’ den beri ben bu dünyada Beşiğimde öbek öbek kan gördüm Ninnilerden uzak pis bir deryada Nice ezan sesi nice çan gördüm Ne bitmez gaflettir uyu da uyu Bin dört yüz yıl oldu aynıdır huyu Ehlibeyt katili yezidin soyu Harici neslini çok tutan gördüm Cehennem meyini bal sanan gafil Cennet hurisinden bol sanan gafil İman köprüsünü yol sanan gafil Akıl kıtlığında çok batan gördüm Şirk derler adına sırrı derinde…

Read More >>

Yol Eyledim

  Ömrüm kervan sevdan yoldu Hasretinle del’eyledim Ne bir gece ne bir yıldı Hayalinle dem eyledim Gözlerimde yaşlar oldun Damla damla ömre doldun Bir görünüp beş kayboldun Gözlerimi kör eyledim Sen bir sultan bense köle Ateşinle döndüm küle Emret kıyam ben bu cana Ol ahreti yol eyledim Dünya malı sana yardı Para dedin geldi ardı Bu saltanat aklın aldı Gözlerimi kör eyledim Günay Aktürk

Read More >>

Hakikat dediğin şaşası değil, şaşan insan zekası.

     Ve Tanrı kendi kendine mırıldandı: “Ben onlara akıl fikir ihsan ettim. Bakalım kaç tanesi emirlerimi yerine getirme gafletine düşüp hak edecek cehennemi!”    Hakikat dediğin şaşası değil, şaşan insan zekası. Belki de yanlış emirler vermişti tanrı. Doğruyu bulması için ilkin yanlışı ayıklaması gerekiyordu… Ama yine ihtimal dahilinde değil. Bu kadar aptal bir zihne bunca yükü yüklemezdi tanrı.    Belki de tamamen sürpriz olacak. Gözümüzü açtığımızda karşılaşacağımız tanrı, işittiğimiz…

Read More >>

Adalet Mülkün Temeli Midir?

  Adalet Mülkün Temeli Midir?    Bir zamanlar adına kanun dedikleri, epeyce de iş gören bir şey vardı. Gelin görün ki onun ne kadar esneyebileceğini deneyimlemek ayrı bir tecrübeydi, yasal kanunsuzluğun inceliklerine şahit olmak ayrı bir tecrübe. Ayrıca kanun da insan mayasının elastik özelliği sayesinde bir oyun hamuru gibi istenilen şekle sokulabiliyordu. İnsan ürünü olan ne var ki yine insan tarafından eğilip bükülmesin? Baştaysan sorun yoktu. Asıl sorun alt tabakalarda…

Read More >>

Uyanmadın Ey Halkım

  Zam üstüne zamla kazıp kuyunu Türlü türlü oynadılar oyunu Beş vakit hak yeyip zemzem suyunu İçtiler de uyanmadın ey halkım   Defolup gitmezler ocak yakmadan Cellat kalpagını başa takmadan Hesap günü artlarına bakmadan Kaçtılar da uyanmadın ey halkım   Gider aydın avlar takar fişleri Yüzleri nur saçar pistir içleri Tırpan gibi yirmisinde gençleri Biçtiler de uyanmadın ey halkım   Bazen gülüp bazen de ağlayarak Türlü yalanlarla oy toplayarak Yıllar…

Read More >>

Seçim Notları

     Gece bir şeylerin döndüğü belliydi. Akşam ne Kılıçdaroğlu, ne de Akşener çıkıp hiçbir açıklama yapmadılar. Daha önce olmayan bir şey. Tezcan’ın o sert açıklamasından sonra geri vites yapmış gibi görünmesinin ardındaki sebep de bu olsa gerek. Bana göre ne MHP bu kadar oy aldı ne de Akşener dibe çakıldı. Dört saatte atmış milyon oyu nasıl sayıyorsun? Ayrıca sabaha kadar okuduklarıma göre Ak çeteler sokaklarda yeniden piyasaya çıkmışlar. Bu…

Read More >>

Uslanmaz Gönül

  Sevgiye susamış köhne gönlümü, Çöle saldım susuzluğu tat diye, Tutup attım saraylardan ömrümü; Çul bulama kara yerde yat diye. Uslanmaz gönlüme çileler verdim, Sırat köprüsünü sabırla gördüm, Gönlüme sevdanın közünü verdim; Kavrayıp kökünden söküp at diye. Ne uslanmak bilir ne de durulur, Ne bir isyan eder ne de darılır, Her ölümde sevdan ile dirilir; Yârin her bakışı bir umut diye.    Günay Aktürk

Read More >>