“Sanrılar”Kısa Romanımız Çıktı

   Adının anlamını bilmediği halde çağırıldığında dönüp bakan bir delidir aşk! Var olup olmadığını kestirmek zordur fakat şiddetli acılarını koyacak bir kalıp bulmak kolay mıdır? Kızgın alevlere sarılır da öyle gelir çünkü. Kadın cinayetlerinin: “Çok seviyordum hâkim bey!” savunmasını düşünürsek, belli ki yeterince anlaşılmamış. Freud’un: “Aşk yoktur, libido vardır.” sözünü de unutmamalı. İşte bütün bunlara “Sanrılar” ın diyecek bir sözü var.      Velhasıl üç yıllık bir fikir kasırgasının ürünü…

Read More >>

Kadının Gidişi

     Bir kadını düşlerken onun gülen gözleri hâlâ yanaklarının yumuşaklığını hatırlatabiliyorsa, kusura bakma ama narkozluk hastasın sen. Çünkü bilirsin ki onun o gamzeli yanakları yabancı dudaklara emanettir artık, yabancı fısıltılara… Hadi acı çektir kendine, daha fazlasını hayalle ve bir de yabancı bir penis ekle buna. Ne olacaktı ki başka? Hangi hayatı yaşıyor zannediyorsun elini bırakıp da gidenlerin? Elini tutanları bırakıp gittiğin hayat, işte o hayat…    Geride bırakılan yüreğindeki…

Read More >>

Harun Kolçak – Vasiyet

   “Bütün organlarımı bağışladığım için muhtemelen ölümümden sonra beni size bir poşet içinde verecekler. Fazla kurcalamayın. Cesedimi o poşetle toprağa gömüp, üzerime bir ağaç dikilmesini istiyorum. Mezar taşı istemiyorum. Ne cenazemde, ne de sonrasında 3’üydü, 7’siydi, 40’ıydı gibi bahaneler ile karnınızı şişirmeyin. Ben siz pide yiyin diye ölmedim. Arkamdan dua da etmeyin, yaşarken yapmadığınız iyiliği öldükten sonra yapmayın, yemem.    İlla birilerine yemek vermek isterseniz sokak hayvanlarına verin. Bu en…

Read More >>

Keşke

  Sen yoktun henüz o çağda.Çağ yoktu. Doğmamıştı henüz yezit’in kahpe hainliği.Ve sen baba bellemezden evvel soysuz kabil’i,kardeşkanı dökülmemişti daha.Kanı dökülecek kardeş de yoktu.   Rahmine can düştü bir gün denizananın.Yaşamla döllendi ölü varlığı.Bilir misin ki şimdi sen,oğul aldı toprak ana bu candan.Aşk ile sevişti yer anayla gök baba. Yeni suretlerde can peydahladılar.Onlar sevişmese sen olmayacaktın.Keşke hiç sevişmeselerdi.   Sen ki en çok bir asırlık hayalet:Görmez misin milyon yıllık gerçeği?Sen bile asilken…

Read More >>

Bir Bilge Geçti Bu Dünyadan

     “Gezi isyanı sırasında polis Ahmet Sahbaz’ın yakin mesafeden vurarak katlettiği Ethem Sarısülük’ün babası Muzaffer Sarısülük’ün aramızdan ayrıldığını öğrendik. Muzaffer hoca daha önce Siverek’te Türkçe ögretmenliği yapmış eğitimli biriydi. Kendisine yardım teklif edildiğinde reddedecek kadar gururlu bir insandı. Yoksulluk içinde geçen koca bir ömür ve devletin yüreğine bıraktığı evlat acısıyla yaşadı.” Onun varlığından Gallemit kitabı ile haberdar olmuştum. Dünyanın şatafatlı varlığından elini eteğini çekmiş bir dervişti o. “Sabahları uyandığın…

Read More >>

Bob Marley

     Son birkaç günün özeti. Aslında tüm zamanların özeti. “Anlattıkların, karşındakinin anladığı kadardır.” derler. Çok daha fazlasını anlatsan bile, karşı tarafta o sözcükleri yoğuracak bir birikim yoksa her sözcük ıskadan sayılıyor. İnsanlara bakarsan herkes mürekkep yalamış. “Hiçbir şeyden haberin yok. Şunu oku bunu dinle!” gibi sözlerle küstahlaşırlar birde. Cahil cesareti. Bizden daha donanımlı, daha zeki, daha cesur insanlar olduğunu biliyoruz. Onlardan biriyle karşılaşınca susup dinlemesini de biliyoruz. Her şey…

Read More >>

Tutsak Bir Kişilik

     Bu gezegende artık kimseler yaşamıyor mu? Sokaklar ıssız, telefon kesik… Tanıdık bir simayı geçtim, en son ne zaman bir yabancıya rast geldiğimi hatırlamıyorum. Sanki bütün şehir göç etmiş de beni burada unutmuş gibiler. Günlerdir yağmur yağıyor üstelik. Yoksa gökyüzünü gücendirecek şekvacı bir söz mü çıktı ağzımızdan? Üstüne ıslak bir örtü çekmişçesine hiç bu kadar ağlak görmemiştim bu şehri… Çatlamış toprağın coşkulu istifine hayran kaldı, diyor içimden bir ses. İyiye…

Read More >>

Çıplak Çocuk

     Ben de bir suç ortağı olarak yardım ettim ona, ben de şahidim. Gerçi hiç çocuğum olmadı fakat bu işlerin böyle olduğundan eminim. Siz hiç Yahudi çocuk gördünüz mü? Ya da dindar bir çocuk? Olsa olsa Yahudi ve dindar bir anne babanın çocuğudur o. Büyüdükçe kirletiyorlar sabiyi.    Artık aslımıza dönme zamanı. Dünyalı bile demeyelim kendimize. Kozmozlu diyelim. Kozmopolit. Politik değil, siyasi de değil. Zannedildiği gibi hiçlikten de gelmedik….

Read More >>

Hasta ile Cerrah

     “Hadi batır iğneni, damarı bul, işini yap. İçimdekini bir de sen gör, özel tüplerinde sakla beni. Koyuver ötekilerin yanına. Lazım olur belki soğuk kış gecelerinde… Neşteri çal, derimi kes. Yakından bak yaralarıma. Urlu bölgeyi söküp at. İyi becer işini, içimde koyma neşterini. Uzak tut narkozu burnumdan. Korkma, bayılmam. Senin de ilk ameliyatın değilse bu işi götürürüz.”    En son bunları söylediğimi hatırlıyorum. Yani sen beni kesip biçmeden önce….

Read More >>